İl merkezine 88 km. uzaklıkta ve 1592 km2 yüzölçümüne sahiptir.
 
Tarihi Yapı 
     İlçemizin bir yerleşim merkezi olarak ne zaman kurulduğu kesin olarak tespit edilememiştir.
Yöre; Huriler, Asurlar, Hititler, Medler, Persler, Romalılar Urartular ve İslamiyet′in yayılma çağında bir süre de Araplar′ın hakimiyetinde kalmıştır.Yörede kesin Türk hakimiyeti Malazgirt Zaferi′nden bir yıl sonra başlamıştır.Bölgeyi Selçuklular′a tabi Saltuklular yönetmiştir. İlçe merkezinin bu beyliğin yöneticisi Mamahatun tarafından 1190 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir.
     Çeşitli Türk beyliklerinin hakimiyetinde kalan Tercan, Cengiz ve Timur Ordularının da istilasına uğramıştır. 1473’de Otlukbeli Zaferi ile başlayan Osmanlı hakimiyeti 26 Mart 1916 yılına kadar sürmüş, bu tarihte ilçe Rus istilasına uğramıştır. 19l5-1918 yılları arasında ilçe merkezi ve köyleri Ermeni katliamına sahne olmuş, 17 Şubat 1918‘de ilçemiz işgalden kurtarılmıştır.
Coğrafi Yapı
      Doğu Anadolu’nun kuzey batısında, Erzincan İlinin doğusunda, Yukarı Fırat Havzasında yer almaktadır. Kuzeyinde Erzurum’un Aşkale İlçesi ve Erzincan’ın Çayırlı İlçesi, güneyinde Tunceli’nin Pülümür İlçesi ve Bingöl’ün Yedisu İlçesi, doğusunda Erzurum, batısında ise Çayırlı İlçesi yer almaktadır.  1592 Km2 alanı kaplamaktadır. Yüzölçümü 1.592 km2 olup deniz seviyesinden yüksekliği 1427 m.’dir. İlçemiz 1.derece deprem kuşağında yer almaktadır. En yüksek yeri 3071 m. ile Dumanlı Dağıdır. Fırat Irmağının kollarından olan Karasu ve Tuzla Çayı İlçe topraklarında  birleşmektedir. Erzincan’a 98, Erzurum’a 93 km. mesafede bulunan ilçe 3 belde, 65 köy ve 117 mezradan oluşmaktadır.
     İlçenin arazisi taşlık ve meyilli bir görünüm arzetmektedir. Pekeriç, Kargın, Üçpınar ve Beşkaya Ovaları İlçenin belli başlı tarım alanlarını oluşturmaktadır. İlçede taşlı, tınlı, kumlu, tınlı-kumlu yer yer humusça zengin toprak yapılarına rastlamak mümkündür. Yıllık yağış ortalaması 456 kg/m2’dir. İlçede tarım topraklarının %37.54’ü sulanabilmektedir.

     İlçemiz tarihi kalıntıları olduğu kadar av sporları ve su kayağı gibi doğa sporları ile de turizm amaçlı gezilere ev sahipliği yapabilecek düzeydedir. Tarihi yerler ve eserler Çadırkaya Bucağı’nda Çadırkaya tepesi, Konarlı köyünde Şirinli Kale, Esenevler Köyü’nde Şirinkayalar Mağaraları, Üçpınar Köyü’nde Vank Kilisesi yörenin ören yerlerindendir.
       Kadın Hükümdar Mama Hatun ve Külliyesi: Saltukoğullan Hükümdarı II.İzzettin Saltuk′un kızı olan Mama Hatun, 1191 yılında Saltukoğullan Beyliği′nin hükümdarı olmuştur. Eyyubiler′in Ahlat′ı kuşattıkları sırada çevre beyliklerine ait ordularla, Ahlat′a yardıma giden Saltuklu Kuvvetleri’nin başında bulunmaktaydı. Hükümdarlığının ilk yıllarındaki durumu açıklık kazanmamış olmakla beraber, yeğenlerine karşı kararlı ve güçlü bir şekilde mücadele ederek 10 yıl hükümdarlığını sürdürmüştür. Mama Hatun Mısır ve Suriye Meliki El Adil′den kendisine uygun soylu biriyle evlenmesi konusunda istekleri gerçekleşememiş, kadın hükümdar olmanın güçlükleri nedeniyle siyasi yaşamından ayrılmıştır. Onun daha sonraki yıllarda nasıl yaşayıp, kaç yaşında öldüğü bilinmiyor. Ancak, hayatının son yıllarını Tercan′da geçirmiş olması ve buradaki türbede defnedilmesi ile Tercan, bir süre onun adıyla anılmıştır. Bu soylu kadın hükümdar, Tercan′da Orta Çağ Türk mimarisinin en ilginç ve önemli eseri kervansaray, hamam, mescit ve kendi türbesinden oluşan büyük bir külliye inşa etmiştir.
      Mama Hatun Türbesi: Saltuklu dönemine ait olan türbenin, 1192 yılında ölen Saltuklu Erzurum sahibesi Mama Hatun için yaptırılmıştır. Mimarı Ahlatlı Ebul-nema bin Mufad-dalü′l-Ahval′dır. Türbe, dairesel planlı mimari özelliği ile Anadolu türbe mimarisi içindeki tek özgün eser olarak dikkat çeker. Türbe kapısı üzerinde bulunan 5 kitabenin dördünde kurandan alınan ayet, Hazreti Muhammed ile 4 Halifenin adlan, birinde ise mimarın adı yazılıdır. Ortadaki sivri külahlı kümbet, kimi aynlıkları dışında, genel çizgileriyle Ahlat kümbetlerini andırmaktadır. Sarımsı kesme kireç taşından inşa edilen yapı, iki bölümden oluşur. Ortadaki kümbet ve çevresinde 2.50 m kalınlığında dairesel duvarla çevrilmiştir. Çevre duvar, içten 11 nişlidir. Bu nişlere Mama Hatun′un yakınlarının sandukaları yerleştirilmiştir. T.Erdoğan Şahin′e göre, Evliya Çelebi′nin gördüğü orijinal süslemeli mermer sandukanın yerine, günümüzde geç dönemlere ait sembolik bir sanduka bulunmaktadır. Ortada yükselen kümbet iki katlıdır. Dıştan 8 dışbükey dilimler, köşelerde ince uzun sütuncelerle son bulmaktadır. 8 köşeli kaide üstünde yükselen kümbetin altında çapraz tonozlu mezar odası vardır. Üst kattaki mescide 7 basamakla çıkılmaktadır. Taçkapı mukarnas dolgu, geometrik motifler, çok dilimli rozetler ve dörtlü düğümlerle bezenmiştir. Bordürlü dikdörtgen niş içindeki mazgal pencereler üzüm salkımı, palmet ve rumi süslemelidir.
     Mama Hatun Kervansarayı, Hamamı ve Mescidi: Yapım kitabesi bulunmayan kervansarayın 13. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. T.Erdoğan Şahin; A.Tevhid ve Ravendi′yi kaynak göstererek yapının 13. yüzyılda inşa edildiği görüşündedir. Türbenin 30 m. doğusundadır. Onarımlar nedeniyle özgün biçimini yitirmiştir. Yakın bir geçmişte çevre düzenlemesi ile birlikte restorasyonu yapılmıştır. Ana hatlarıyla Osmanlı kent hanları planındadır. Sarımsı renkte, düzgün kesme kireç taşı ile inşa edilmiştir. Çevre duvarı konik çatılı 16 silindirik yarım kuleyle desteklenmiştir. Doğuda sivri kemerli taçkapı vardır. Girişin sağ ve solunda dikdörtgen planlı mekanlar sıralanır. Ortada üstü açık avlu, kuzey ve güneyinde yük hayvanları için uzun ahırlar ve bir dizi hücre bulunmaktadır. Planı ve mimari özellikleriyle 12.yy sonunda yapıldığı sanılmaktadır.Kervansarayın kuzeydoğu köşesindeyer alan Mama Hatun Hamamı ,kitabesi olmamakla birlikte kervansarayla aynı zamanda yapıldığı sanılmaktadır.Orjinal özelliklerini oldukça yitirmiştir.Külliye içerisinde bulunan Evliya Çelebinin sözünü ettiği mescit ,I.Dünya Savaşında yıkılmış ,daha sonra yerine bir cami inşa edilmiştir.Kötür Köprüsü Tuzla Suyuyla ,Karasunun birleştiği yerdedir.Tümüyle yontma taştan olan yapının ,günümüze yalnızca ayakları kalmıştır.

     Pekeriç Kalesi(Çadırkaya):İlçenin Çadırkaya beldesinde bulunmaktadır.yaklaşık 100m.yüksekliğinde doğal kayadan oluşmaktadır.Kayaya oyulmuş odalar merdivenler,sarnıçlar bulunmaktadır.Surlardan günümüze çok azı gelebilmiştir.Kalıntılar çok eski bir yerleşim alanı olduğunu göstemektedir. 

      Abrenk(Vank) Kilisesi:Üçpınar köyü yakınlarındaki Vank dağının güneydoğusunda ,çukurca bir alan içerisindedir.Giriş kapısının üzerinde 1854 tarihi yazılıdır.Kilise ile birlikte bir şapel ve iki adet dikili taş bulunmaktadır.Bu taşlar ,mimarisi ve bezemesiyle dikkat çekici olup ,12.yy dan sonra Selçuklu Beyi Nasurettin dönemiyle tarihlenen kitabalari taşırlar.

      Kefkenci Tapınağı:İlçenin oğulveren köyündedir.Bezemeleri önem taşımaktadır.Yapı ,Pers özelliğine sahiptir.

     Oklu Baba:İlçeye 20 km. uzaklıkta ,Çadırkaya Beldesinde bir tepe üzerinde bulunan mezarlık ,savaşta ok ile şehit düşen bir ermişe ait olduğu söylenir.

     Ağ Baba:İlçeye 15km. uzaklıkta Akyurt Köyünde ,ağaçlık ve sulak bir mesire yeridir.Yöre halkı tarafından kutsal sayılan bu yer ,ziyaret edilmekte ve kurban kesilmektedir